MALİ KANJİ

Bu neyin “VOICE” u

Yazan: MALİ KANJİ

Web sitemizde “VOICE” diye bir bölüm var, geçen bir bakayım neyin sesi bu diye siteye girdim, Genel Sekreterimiz Işıl Özmen el atmış siteye çok belli oluyor. Oturup baştan yapmışlar her şey mükemmel olmuş ellerine sağlık.

Neyse sitede “VOICE” u ararken anladım ki bu ses o ses değilmiş aslında. Bu ses başka bir “SES” miş.

Hangi “SES” miş biliyormusunuz? Sektörün sesiymiş aslında.

Ötelenen, görülmeyen, duyulmayan hep üvey evlat muamelesi gören MICE ın “SES” imiş.

O sesin en gür duyulduğu yerde galiba I-Mice Çalıştayı oldu.

Şimdi yalan yok başta bu projeyi Bahadır Biçer gündeme getirdiğinde “yine mi” dedim. Çok denemiştik olmamıştı niye tekrar yapalım ki?

Bir grup kuruldu toplantılar yapıldı ve tarih ile akışı belirlendi o meşhur çalıştayın.

1 Mayıs geldi çattı saat 11:00 de bağlandım ZOOM a katılımcı sayısına bir baktım 270 ve giderek artıyor.

Gözlerim ZOOM’un ortasındaki iki O gibi fal taşı oldu, vay be meğer yanılmışım. Kimler var ama kimler. Hani demişti ya bir büyüğümüz “size sorsalar 5 tane sayarsınız hadi bende 100 tane sayarım” 200 e yakın marka acente vardı. Hepsinin patronu orada kimi chatten yazıyor, diğeri söz istiyor. 1,5 saat zaman vardı 2 saat sürdü yetmedi 2.sini yaptık. Durumunu anlatan, sebebini söyleyen, çözüm öneren neler neler hayranlıkla izledim.

Paydaşlarımızla olan bölümlerde de en az 170 katılımcı vardı, hepsi bölümünde markalaşmış yaptığı işlerle imzasını atmış isimler.

Çıkan “SES”lerden anladım ki aslında kişileri bir kenara bıraksak hepimiz zaten içimizde olan ve hasret kaldığımız ilkelere bağlı kalsak mükemmel işler yapacağız. Hem kazanacağız hem kazandıracağız.

O ortamı bozan birkaç kişi de zaten çok ayakta kalamazlar, ya bize ayak uydurup ilkeli olurlar yada yok olup giderler.

Aslında şu anda sektörde ismi olan birçoğu firmanın sahibi zaten birbiri ile arkadaş, ihale süreçlerini gerip bir birbirimizin kazancını düşürmeye ne gerek var. Tamam rekabet edelim, etmeliyiz de zaten başka türlü tadı olmaz. Ancak etik kurallar çerçevesinde. O zaman tadından yenmez.

Ah ama o egolar o kişisel hesaplar yok mu, her şeyi mahvediyor. Geçen 2.Başkanımız Serdar Söyler bir fotoğraf yolladı bana 2 kişi ceketlerini çıkartmış karşılıklı oturmuşlar birisi açmış dosyayı anlatıyor, öbürü de can kulağı ile dinliyor. Keşke hep böyle olsaydı da Covid-19 döneminde acentelerimiz hali böyle olmasaydı.

Uzatmayım, hepimizin de bildiği gibi bu günlerde geçecek. Tekrar işlerimiz olacak yoğun olacağız, uykusuz geceler, deli pazarlıklar hayatımıza geri gelecek. Gelen telefonlara yoğunluktan sonra ararım deyip geri aramayı unutacağız. Ama ne olur bu çalıştayda konuştuklarımızı temennilerimizi dileklerimizi unutmayalım. Biz bu çalıştay da çıkan “SES” i hep kulaklarımızda duyarsak bir daha hiçbir sorun bizi bu denli etkilemez, etkileyemez.

Hepimize sağlık dolu günler.